Köln, 28 Kasım 2015

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde uğradığı suikast sonucu katledilmiştir. İnsan hakları savunucusu, değerli hukukçu Tahir Elçi’nin katledilmesinden dolayı büyük bir üzüntü içindeyiz.

Tahir elçi’nin katledilmesinin anlık bir olay olmadığını bir sürecin sonucunda geliştiğini, konuyu yakından izleyenler olarak biliyoruz. Tahir Elçi, bir TV programında ‘PKK, terör örgütü değildir’ dediği için hakkında bir linç kampanyası başlatılmış ve 20 Ekim 2015 tarihinde gece yarısı baro binasından gözaltına alınmış, tutuklanma talebiyle sevkedildiği hakimlik sorgusundan sonra yurtdışı yasağı konularak serbest bırakılmıştı.

İddianamesi olağanüstü bir hızla açılmış ve sadece görüşlerini ifade ettiği için hakkında 7.5 yıl ceza istenilmişti. Yaşadığı bu süreç içinde çok sayıda tehdit mesajı aldığını, ölümle tehdit edildiğini bizzat kendisi tarafında kamuoyuna duyurulmuştu.

Tahir Elçi, önce ‘kişilik ve onur katli’ne maruz kalmış ve sonra da fiziki olarak katledilmiştir. Türkiye’li aydınlar ve hukukçuların bu cinayeti Hrant Dink cinayeti ile kıyaslamaları bu açıdan raslantı değildir. Her iki şahsiyet de önce hedef haline getirilmiş, sonra da katledilmiştir.

Bu cinayetin arkasında her gün daha fazla otoriterleşen ve şiddete dayalı bir sistemi ören AKP rejiminin olduğu açıktır. Bu cinayet insan hakları mücadelesine, hukuk mücadelesine ve barış ve demokrasi isteyenlere karşı yapılmış bir saldırıdır. Maalesef Türkiye bu cinayetin ardından çok daha güvenliksiz bir hale gelmiş, çok daha derin bir kaosa sürüklenmiştir.

Tahir Elçi’nin katledilmesini kınıyoruz, sorumluların açığa çıkarılması için adil ve bağımsız bir soruşturmanın yapılmasını talep ediyoruz. Tüm hukukçuları, hukuk kurumlarını, insan hakları savunucularını bu cinayet karşısında tavır almaya, cinayetin açığa çıkarılması sürecini takibe çağırıyoruz.

MAF-DAD YÖNETİM KURULU